yaratıcı düşünür

EROGLU.co, Erdogan Eroglu'nun kişisel resmi web sayfasıdır.
Bu sitedeki tüm içerikler Creative Commons 4.0 Lisansı ile korunmaktadır.
EROGLU.co imzası yer almadığı sürece izinsiz yayınlamak yasaktır.

Twitter Gönderileri
Twitter'da takip et

Creative Commons Lisansı

temel olan SEVGİ'yi tanıyın

en zorudur SEVGİ'nin saf olanına değer vermek, cesaret pahalıdır.

18 Ocak 2016.erogluco.0 Beğeni.1 Yorum

temel olan SEVGİ ismi nereden geliyor?

Yaklaşık 3 yıldır bu eserin üzerindeyim. temel olan SEVGİ ismi aslında doğal bir şekilde gelişti. Eserin ismi üzerine fazla düşünmedim. Hayatta yaşananların vermiş olduğu olgu ile bir ismin ortaya çıktığını söylemek daha doğru durur.

Aslında bu isime birazda rüyalarım katkı sağladı. Çünkü eseri oluştururken en çok rüyalarımdan yararlandım. Demek istediğim gördüğüm rüyalar bana göre normal değildi. Kendimi sürekli farklı gezegenlerde ve farklı boyutlarda görüyordum. Bu sayede rüyalarımda farklı yaşam anlayışlarına tanık oluyordum. Bu bahsettiğim olayların fazlasıyla katkısı var.

Bahsedilen bu eser tam olarak neyi anlatmak istiyor?

Güzel bir gezegende yaşam sürdürüyoruz. Peki gerçekte bu güzel gezegenin, güzel nimetlerini ne kadar tanıyoruz? Ne kadar iyi biliyor ve değer veriyoruz? Bu dediklerimi her anlamda ele alabilir ve değerlendirebilirsiniz. İnsanlar karşısında değer verene yönelik ne kadar gerçekci olabiliyor ve değerini yansıtabiliyor? Bence henüz bu konuda zayıfız. İnsanlar doğaya ve evrene ne kadar sadık kalabiliyor? Bence biz yaşayan kalpler bunu da unuttuk. Tıpkı SEVGİ’yi unuttuğumuz gibi.

İnsanların gerçek SEVGİ’yi göremedikleri inancındayım. Biraz özelden değerlendirelim bu konuyu. Bir genç kızın, genç bir erkeği sevmesi ve onunla birlikte olması. Bakıldığı zaman çok masumane. Ama muhakkak bilinçaltında masumane olmayan ve çıkar ilişkisine dayanan bir sevgi modeli gerçekliği var. Bu durumda ya kızın bir çıkarı oluyor ya da erkeğin. Diyeceksiniz ki, eğlenmek için birlikte olanlar var. O da bir çıkar mı sayılır? Elbette. Eğlenmek için birlikte olanlar aç kalmış duygularını doyurmak adına bir çıkar noktasında buluşur. Duygularını doyuran ve tatmin olan kişi artık sahneye seslenir. Yani gerçek kimliğini göstermeye başlar. Seslenir dediğim bahane üretmesidir. Bu iki çift sevgisi üzerine öyle olaylar vardır ki, hiç ummadığımız konular bile dahil olabilir. Sevdiği insana kızıp bir başkasıyla birlikte olanlar, cinsel duygularını tatmin etmek için hırs edinip sevgiyi kullananlar. Aslında bu gibi birçok olaya baktığımız zaman gerçek SEVGİ’nin unutulduğunu ve kaybedildiğini görüyoruz.

Bir diğer çıkarcı sevgi anlayışı ise kişiler arası arkadaşlık ve iletişimde gerçekleşiyor. Zengin olan bir kişiyle samimi olmak ve her daim bu samimi olduğu kişiyle sadece çıkarları doğrultusunda iletişimini devam ettirmek. Bakın burada da bir unutulmuşluk var. İşin özü, insanlar sürekli ”neden ben mutlu olamıyorum?” sorusuna yöneliyor. Olamazsın. Çünkü sen gerçek SEVGİ’yi unutmakta kararlısın ve gerçek SEVGİ’yi görmek istemedin. Aslında ‘ne ekersen onu biçersin’ cümlesi bu durum için oldukça geçerli bir sözdür.

Şimdi diyeceksiniz ki bu SEVGİ sadece insandan insana veya insandan Tanrıya mı? Tabi ki öyle değil. Yaşadığımız evrende diğer canlı varlıklara dahi doğru bir SEVGİ anlayışı gösteremiyoruz. Bazı insanlar hayvanları kendi eğlenceleri için değerlendiriyor. Bu da bir çıkar ilişkisidir. Burada sadakati ve saygınlığı göremeyiz. Bir diğer örnek ise diğer canlı türlerine zarar verilmesi. İnsanlar çıkarları doğrultusunda doğayı katliam edebiliyorlar. En büyük örneği savaşlardır. Peki bu doğa gerçekten bu katliamı hak ediyor mu? Doğa size SEVGİ sunarken, siz neden doğa’ya gerçek SEVGİ’yi çok görüyorsunuz? İşte bu gerçeklerin cevabı temel olan SEVGİ’de.

Doğaya ve Evrene karşı kaç defa ‘doğa seni seviyorum’ veya ‘evren bize bu yaşama hakkını tanıdığın için seni seviyorum.’ diye kalbin ile seslendin? Sen gerçekten sana imkanlar tanıyan ve senin her daim görmeni sağlayan en kutsal güzelliklere sevgi ile seslenmesini gerçekleştirebildin mi? Gerçek SEVGİ’yi yaşamak için ufak bir adım attın mı? İşte bu sorular fazlasıyla derin. Derin dememin sebebi, gerçek mutluluğun anahtarları saygınlığında saklı. TANRI’ya kaç kez kalpten şükrediyorsun? Bu arada sadece iyi şeyler olduğunda değil, sürekli şükretmek ve sevgini ifade etmekten bahsediyorum. Bir kedi görüyorsun ve yüzün gülümsüyor. Seviyorsun. Peki sonra şunu diyor musun? ‘TANRIM, bize bu güzellikleri bağışladığın için sana minnettarım. Evreni yaratıp bize yaşam hakkı verdiğin için sana sevgilerimi sunuyorum.’ bu güzel bir cümle. Bu bir anahtar. Bu mutluluğun anahtarı. Bu gerçek SEVGİ’nin anahtarı. Tabi bir tane anahtar yok. Birden fazla anahtar var. SEVGİ sadakattir. SEVGİ fedakarlıktır. SEVGİ saygınlıktır. SEVGİ değer vermektir. SEVGİ saf olmaktır. Bakın saf olmak diyorum. Çünkü gerçekten saf olabilir ve saf duygularla SEVGİ’yi yaşamayı dilersek o zaman gerçek mutluluk bizimle olacaktır.

Şimdi konumuza dönecek olursak, temel olan SEVGİ; Evren ve Doğa düzeninde insanlara karşı nasıl SEVGİ yaklaşımı benimsediğimizi göstermek ile beraber, güncel yaşananlardan deneyimlenmiş felsefi içerikleri barındırmaktadır. Öyle ki en kötü, en ahlaksız duyguyu bile yansıtmakta olup, TANRI ile SEVGİ’nin gerçekliğini aktarmasından, SEVGİ Bilinmezliğine kadar birçok konuyu ele almaktadır. İsterseniz biraz konuları inceleyelim. temel olan SEVGİ’nin amacı, gerçek SEVGİ’yi keşfetmenizi sağlamak, yaşatmak ve ilham almanıza yardımcı olmaktır.

Sevgi Bilinmezliği

 

Bu gezegende gerçekliği bilenlerin sayısı ne kadardır? İnsanlara kendilerini 3 kelime ile özetlemelerini istediğimizde dahi, çoğu insanlar düşünerek cevaplıyorlar. Hal böyle iken SEVGİ Bilinirliği konusunda sağlıklı düşünceler alabilmemiz mümkün müdür? Pek değil.

SEVGİ Bilinmezliği; insanların duygularında gerçek SEVGİ’yi keşfedemediklerini ve SEVGİ konusunda bir bilinmezlik ile karşı karşıya kaldıklarını ifade eden bölümdür. Bu bölümde insanların yaşadığı duygu yanılsamaları hakkında felsefi içerikler yer almaktadır. Hatta bazı insanlar SEVGİ Bilinmezliği konusunda sancılı süreçler içinde de yer alabiliyor. Bu kederlenme ve umutsuzluk gibi birçok konu başlığında değerlendirilebilir. Buradaki amaç, insanlara SEVGİ Bilinmezliğini göstermek ve bu yanılsamaların gerçek SEVGİ’de yer almadığını ifade etmektir.

 

TANRI ile SEVGİ

 

Çoğu değerli arkadaşlarım ve yakınlarım bu başlığın çok dikkat çekebileceğini ve bazı insanların da yanlış algılayabileceğini ifade etti. Başlıkta kararlıydım ve öyle de oldu. Şu an günümüz dünyasında birşeyleri ifade ederken ve insanlara birşeyleri kabul ettirmeye çalışırken TANRI’nın kutsallığını ön plana atan insanlar var. Bu hoş değil. Özellikle çıkarlar doğrultusunda bunun yapılması tamamiyle TANRI’yı küçümsemektir. Ancak bunu yapanlar gerçekten bunun farkında mı? Tartışılır tabi. Bu bölümde insanların TANRI ile nasıl bir SEVGİ anlayışı tercih ettiklerini ve insanların TANRI’yı kendi çıkarları doğrultusunda nasıl göz önünde bulundurduklarını ifade eden felsefi içerikler yer almaktadır.

Ve en önemlisi TANRI ile SEVGİ anlayışının gerçek SEVGİ’de nasıl olması gerektiğine dair yazılarda yer almaktadır. Hassas bir bölüm. İnsanların inançlarını kötü hedef alacak içerikler kesinlikle yer almamaktadır. Bütün inançlara saygım ve sevgim sonsuzdur. Bu bölüm tün insanlara hitap ettiği için dini bir eğilim söz konusu da olamaz. Devam edelim…

 

Ahlaksız Yıldırımlar

 

Kendinden sıkça bahsettirecek olan bölüm. Çok derin ve çok çıldırmışcasına içerikler yer almaktadır. Bu bölüm insanların ahlaksız duygularını ve SEVGİ gerçekliğini nasıl ahmakça kötüye kullandıklarını ifade eden felsefi içerikler ile hatırlanmaktadır. Özellikle bu bölümde mistik bir anlayışta mevcuttur. Ahmak duyguları yaşayan insanların gerçek SEVGİ’ye sahip olan insanlara karşı tavır ve tutumlarını eleştiren içeriklerle hatırlanan bölüm de diyebiliriz. Özellikle ”and olsun ki şövalyeler, senin için geldiler.” sloganı şu an bir çok insanı etkilemiştir.

Bu bölümde kesinlikle nefret, küfür vb. söylemler yer almamaktadır. Sadece sert bir dille eleştiriler yapılmış ve gerçek SEVGİ’yi hatırlamazlar ise nasıl bir hayat ile başbaşa kalacakları empatisel düzeyde anlatılmıştır. Empatisel dememin sebebi derlenmiş içerikleri kendi benlikleri üzerinde hayal ettiklerinde ne kadar derin bir karanlık içinde yer alacaklarını ifade etmek içindir.

 

temel olan SEVGİ

 

En son bölüm aslında kitabın kendi ismi. Bu bölüm tamamiyle rahatlatıcı, şaşırtıcı, mutlu edici ve derin düşündüren felsefi içerikler ile derlenmiştir. İnsanlara gerçek SEVGİ’yi keşfetmeleri için içerikler hazırlanmış ve gerçek SEVGİ ilhamını yaşamaları için pozitif duygular yaratılmıştır. İnsanların gerçek SEVGİ’yi yaşamasını isteyen evren, insanlara hatırlanmak için büyük kozunu oynuyor ve bu bölümde insanlara enerjisini sunuyor.

Bu arada eserde ‘Çiçeğim’ adlı kısa bir bölümde yer almakta. Bu bölümde de bir erkeğin bir kıza duyduğu gerçek SEVGİ temelini yansıtan içerikler bulunuyor. Aslında bir diyalog şeklinde hazırlandı. Bir gerçekliği ifade etmenin en iyi yolu onu yaşanmış şekliyle göstermektir.

Eserde birçok türde içerik görebilirsiniz. Dediğim gibi ben bu esere bir kategori bulamadım. Sadece felsefi yanıyla kişisel gelişim süreci ortaya koyduğuna inanıyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

“Bu insanlık samimi olanı gördükçe, doğru olana katlanacak. İnsan olmak, nesnel kazançlar arzusunda varolmak değildir. Aydınlığı yakalamak adına kutsal SEVGİ’nin sunduğu hislerde bütün olmaktır.”Erdogan Eroglu

Yorum (1)

Yorum Ekle

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

EROGLU.co Tüm hakları saklıdır. . Şirket sayfası BrandEnn