imaj yaratımcısı . yaratıcı düşünür

EROGLU.co, Erdogan Eroglu'nun kişisel resmi web sayfasıdır.
Bu sayfa'da Erdogan Eroglu'ya ait seslendirmeler, videolar ve yazılar yer almaktadır.
Ayrıca seçilmiş ödüllü yazarlarda içerik yayınlamaktadır.
Bu sitedeki tüm içerikler Creative Commons 4.0 Lisansı ile korunmaktadır.
EROGLU.co imzası yer almadığı sürece izinsiz yayınlamak yasaktır.
EROGLU.co bir markadır.

Twitter Gönderileri
Twitter'da takip et


Creative Commons Lisansı

İlişki de Gerçeklik ve Sevgi Boyutu

2 Ekim 2016.erogluco.6 kişi beğendi.5 Yorum

Kaybedilmiş duygularda yaşanan ilişkiler?

Günümüz dünyasında ilişkiler de varolan Sevgi anlayışında çok büyük kırılmalar ve ironik durumlar bulunmakta. İlişkiler de gerçeklik ve Sevgi boyutunu çoğu insan göremiyor. Aslında şunu diyebiliriz, her iki tarafta kendi yararına olabilecek sonuçlara odaklanmış durumda. Bu sonucun ortak noktasını değerlendirdiğimizde anlık duyguların bir kazanç gibi görüldüğü söz konusudur. Her iki tarafta anlık duygular üzerinde birbirini kandırmaya yöneliyor. Bu durum; bazı ilişkiler de bilinçli, bazı ilişkiler de de bilinçsiz şekilde ele alınıyor. Bilinçsiz şekilde ele alan kişinin farkında olması ve karşı tarafın bunun farkında olmaması da ayrı bir tehlike. Bir zaman sonra fark ettiğinde büyük bir duygusal yıkımla karşı karşıya kalıyor.

İşte o zaman hem kendinden kaybediyor hem de geleceğinden ödün veriyor. Açıkcası duygusal manipülasyonun en büyük kölesi oluyor. Gençlerin çoğunda ilişki çıkarlar doğrultusunda işliyor. Kurmalı bir saat düşünün. Saat kuruluyor ve geri sayım başlıyor. Vakit geldiğinde alarm çalıyor ve uyanış gerçekleşiyor. Tabii bu uyanma durumu iyi yönde değil. Genç erkeklerin çoğunluğu ilişkiye seksapalite gözüyle bakmakta. Kadınların fiziki özellikleri öncelikli oluyor. Bu durum, günümüzde medyanın ve internetin sağlamış olduğu popülasyon ve açık popüler kültür etkisinden geliyor. Bu popülasyon ve açık popüler kültür etkisinden en fazla etkilenen ise kadınlar oluyor. Çağımızda insanlara aşılanan duygu şu; sen en iyisisin ve en iyisini bulabilirsin. Durum böyle olduğunda kadınlar ve erkekler birbirlerine dayatılan güzellik algısı kalıplarına dahil oluyorlar. Erkekler kadınlara cinsel obje olarak yaklaşıyor ve bu durum fazlasıyla yanlış. Ancak bu duruma açık popüler kültür etkisiyle izin veren de kadınlar. Çünkü bu etki içinde oldukça, erkeklerin ilgisini çekebileceklerini düşünüyorlar.

Artık çoğu ilişkiler sosyal ağlar üzerinden başlar oldu. Ne kadar sağlıklı bir ilişki başlayabilir veya yürütülebilir ki? Başladığı gibi sosyal ağlar üzerinde biten ilişkiler de mevcut. Hatta sosyal ağlar üzerinde yaşam tarzı benimsendiğinde birçok insan karşı tarafa benimsenen tarz ile yaklaşıyor. Aksine tanıma gayretinde bulunmuyor. Bu durumda gördüğü ile yetinme söz konusu oluyor. Sosyal ağlar bu durumların oluşması için en büyük nükleer silah. Erkeklerin kendini zengin veya güçlü gibi göstermesi bu silahın ürünlerinden. Hatta bazı erkekler, kadınları etkileyebilmek için kişisel zenginliğini ve fiziki vücudunu sosyal ağ ortamlarında övgü gösterisi haline getiriyor.

Bakın burada sosyal ağlar üzerinden açık popüler kültür etkisi oluşturuluyor. Bu durum da duygusal manipülasyonun tetikleyici unsurlarından. Kadınların çoğunluğu da bu durumlardan etkileniyor. Bazıları iyimser bakarken bazıları da faydalanma çabasıyla değerlendiriyor. Kadınlar için bir örnekleme yapmak gerekirse, sosyal ağlar üzerinde fiziğini önplanda tutan görseller ve videolar ile duygusal manipülasyon etkisi oluşturuyorlar. Haliyle bu durum erkeklerin ilgisini çektiği gibi önceliği haline de geliyor. Bazı şeyler için… Aslında somut durumlara öncelik veriyoruz. Peki bu noktada neyi kaybediyoruz? Söylüyorum: duygularımızı. En önemlisi varlığımızda kutsal olan Sevgimizi kaybediyoruz. Sevgimizin körelmesiyle ilişkiler gelecek vaad etmezken anlık duygularda eğlenmeyi ve bir oyun başlatmayı etkin hale getiriyor. Artık her iki tarafta kendi yarattıkları fantazi dünyalarında taşları çarpıştırıyorlar. Taşı güçlü olan her zaman kontrolü sağlıyor.

İşte size Sevgi’nin unutulduğunun en büyük kanıtı. Bugün ilişkiler de Sosyal ağların kritik rol oynaması da söz konusu. Hesapların kapatılma isteği veya hesapların ortak kullanılma isteği buna bir örnek. Aslında güvensizliğe ve sevgiye olan zayıflığa dair bir örnek. Bu kadar durum yaşanıyor ve peki bunun sonucu nereye varıyor? Boş tutumlar içinde olan iki ruhun varlığına. Her iki taraf yukarıda bahsettiğim etkenler üzerinde aktif rol oynuyorsa orada sevgi yoktur. Aşk çatısında yaşanması planlanmış Seks süreci ve bu süreci tetikleyen dürtüler vardır. İşte bu kadar basit. Zaten bu süreç sonuçlandıktan sonra her iki tarafta birbirinden gereksiz bahaneler veya tutumlarla uzaklaşıyor. Bir anda tanınmamış bir hal alıyor. İşte bu da ruhun kalitesizliğinin en büyük eseri.

Bu durumda daha kötüsü var. Saf olan bir kız düşünün. Bu manipülasyonlu durumun içine düşmüş, bu süreçleri yaşamış ve psikolojik olarak etkilenip demoralize olmuş. İşte o kişinin hayata karşı güveni, samimiyeti ve sevgisi zedelenmiştir. En önemlisi o kişide büyük bir korku katmanı oluşmuştur. Nasıl yeneceğini kendisi dahi bilemez hal almıştır. Özür dilerim ancak Sevgi unutuldu. Anlık tatminler ve kişisel faydalar ön planda tutuldu.

Erkeklerin, seksi kız düşüncesi ve kadınların ise; zengin, yakışıklı erkek arkadaşı ütopyası ortaya ahlaksız durumları dahil etti. Yakışıklı, hem zengin hem gösteriş yapan erkek nükleer santral gibidir. Bu çok seksi, gösterişli ve açık popüler kültür etkisinde olan kız içinde geçerlidir. Bu etkenler sevgiyi ve sevginin sunduklarını unutturdu. Dünyada daha iyi insan olmayı unutturdu ve dünyaya katkı sağlayan insanı unutturdu. Kısacası insanlığı ve özündeki sevgiyi unutturdu.

Neydi gerçek Sevgi?

Ben ilişkilerde Sevgi’nin sunduğu geleceği önemserim. Vaad ettiği geleceği. Çünkü ben gelecek vaad eden ilişkilerin daha etkin olduğu inancındayım. İlişkilerde öncelik Sevgi olmalıdır. Duygulara hitap edilmelidir. Kişiye ve kişinin yanında ki gereçlere değil. Doğrudan duygulara. Duygular, sevginin temel gerçeğidir. Sade bir yaşam anlayışında basit düşünce ele alınmalıdır. En önemlisi verimlilik. Her iki tarafında birbirlerine birşey öğretmesi. Ne olduğu önemli değil.

Öğrenmek. Sürekli keşfetmek ve kaşif olmak. Sonucunda faydalı şeyler elde etmek. Geleceğe uzanmak. İşte bu noktada her iki tarafın sevgisi birbirine karşı güçlenir. Dolaylı olaylara yer verilmemelidir. Neyse o olmalıdır. Net diyaloglar ve net tutumlar. Bu durum zamandan dahi kazandırır. Kişisel problemler olabilir, günlük olaylardan yaşanan moral bozuklukları olabilir ve ailevi durumlardan kaynaklı stresler dahi olabilir. Bu durumu kim yaşıyorsa, karşı taraf muhakkak empati ile yaklaşmalıdır ve hassas bir dikkat anlayışıyla değerlendirmelidir. Küçük sorunlar problem edilmemeli aksine eğlenceli hale getirilerek çözümlenmelidir.

Aslında sorunlar her daim mantık çerçevesinde sukunet ile ele alındığında sağlıklı bir biçimde çözüme kavuşur. En önemlisi basit ve sade hayat anlayışı için açık popüler kültür etkisinden uzak durulmalıdır. Buna etken olan sosyal ağlar üzerinde ciddi bir bilinç oluşmamışsa her iki tarafta bu durumu hassas bir biçimde ele almalıdır. Sevginin bu gibi etkenler yüzünden yıpranması en aptalca durumdur. Büyük ironi asıl burada yaşanır. İlişki gelecek vaad etmeli. Her iki tarafta birbirini desteklemeli ve çevresel nedenler ya da olaylardan uzak durmalıdır. Zenginliği maddiyatta değil, maneviyatta bulmalıdır. Fakirliği yaşarken de gülmeyi unutmamalı ve her daim umut dolu olmalıdır. İşte o zaman aşılamayacak neden yoktur. Burada gerçek mutluluğun anahtarını da gösteriyorum.

Hani diyoruz ya eski zamanlarda ilişkiler daha güzelmiş. O zaman açık popüler kültür etkisi yaygın değildi. Bunu anlamamız gerekiyor. Sade bir yaşam anlayışını benimsemiştik. Bu sade yaşam anlayışında negatif durumlarla da karşılaşabiliriz ve bu doğal bir durum. Ancak bu negatif durumları basit bir anlayışla pozitif hale getirmeliyiz. Bunu iyi düşünce ile gerçekleştirebiliriz. temel olan Sevgiyi yakalamak için basit, sade ve doğal bir ilişki anlayışını benimsemek gerekiyor.

Eğer kaşa, göze ve maddiyata takılmazsanız, gerçek mutluluğu yansıtacak bir ruh yakalarsınız. Bu ruh, sizin ruh eşiniz olur. İki günlük bir gülümseme değil. Daima tebessümüyle, kalbinizin anahtarı ve Sevginizin cennetini yansıtan dünyanız olur. Dünyanızı besleyen çiçeğiniz, sizin ruh eşinizdir. İşte o çiçek sizin dünyanızı renklendirir ve bahçelerinizi her daim aydınlığıyla sever. Unutmayın Sevginiz sizin evreniniz.

Bonus: AŞK Nedir?

Bunun üzerine ileride bir yazı yayınlayacağım. Kısaca cevaplayayım.
Aşk; cinsel istek üzerine odaklanılmışlığın süslenmiş terimidir. Duyguların yaşanması söz konusu olmadığı gibi, yalnızca ego ve cinsel tatminkarlıklar üzerine kurulan ütopyanın çatı ismidir. Bir arkadaşımın yorumu şöyle: ”Aşk zaten bir anlık tensel çekim bencede çabuk alevlenen çabuk tadını alınca çabuk sönen.”

“Evrenimde bir ÇİÇEK olacak ve ben bir dünya bağışlayacağım ÇİÇEĞİM’e.
Kalbimdeki sihirlerim onun elinde varolduğunda, gözleri parlayacak ÇİÇEĞİM’in.
Kalbimde sahip olduğu evren, ÇİÇEĞİM’in onuru olacaktır.”Erdogan Eroglu

Yorum (5)

  • Seren . 3 Ekim 2016 . Cevapla

    Harika yazılardan bir tane daha.. çok beğendim. Bir okuyucu olarak sadece daha fazla sonuç odaklı olmasını bekledim. Yalın bir dil kullanılması çok iyi. Kız değilde kadın desek sanki daha ciddi olur gibi hissettim 🙂 insanlar köyden şehire geldi orada yaşam kurdular ve mark ın dediği gibi şimdi de sosyal ağda yaşıyorlar. Öyle bir algı oluşturulmalı ki Düzen bozulsun. Aklımda kalan ve bence iyi bir algı yaratan konu “Sahtekarlık” GÖNÜLDEN BAŞARILAR.

    • (Yazar) erogluco . 3 Ekim 2016 . Cevapla

      Yorumunu değerlendirdim ve yazıyı revize ettim. 🙂 Teşekkür ederim Seren.

  • Bilge . 3 Ekim 2016 . Cevapla

    Yazındaki doğru yaklaşımlar ve analizler için seni tebrik ederim Erdoğan. Kirlenmiş düşünlerin içinde ki güneşi ” Sevgi’yi” bu denli gerçek varlığıyla göz önüne sunman beni çok mutlu etti.Ben de her zaman şuna inanıyorum ki. İnsanlar ne yaşarsa yaşasın mutluluğu yakalamanın en önemli sırrı ” sevebilmektir”
    Tüm insanlar Sevginin gerçekliğini yaşayıp gördüklerinde hiç bir şeyin yaşanan hiç bir kötülüğü zerre umursamazlar.
    Sevgi kadar kutsal bir şey daha yoktur bu hayatta.

  • Mine . 3 Ekim 2016 . Cevapla

    Yine bir harika yazı Tebrik ediyorum gerçekten bu kadar iyi anlatılmazdı! Okurken kendimi bile sorguladım bu yazıda. Şu siteye 3 ayda bir yazı ekliyosun onda da aklımızı parçalıyorsun. Bir insan sevgiyi bu kadar mı güzel ele alır sonuçları bu kadar mı güzel değerlendirir. İşte öyle bi insan var ve burada yazıyor. O güzel ellerine ve kalemine sağlık canım. Ya aslında o güzel yüreğine sağlık. Sayende sevgiye olan yoğunluğumuz güçleniyor. Aşk ile ilgili bonusunda tespit gibi tespit. Bu kadar net anlatılmazdı. Onunla ilgili yazını da sabırsızlıkla bekliyorum. Gerçekten başarılı bir yazı..

  • Sinem . 3 Ekim 2016 . Cevapla

    Güzel bir yazı olmuş emeğine diline sağlık, yeni yazılarınıda bekliyorum mutlaka. Düşüncelerimede değer verip dikkate aldığın için teşekkür ederim bitanesin 🙂

Yorum Ekle

EROGLU.co Tüm hakları saklıdır. . Dijital Marka DFCPA.BE . Vakıf newearth.BE